Hayatı tanıyorum bu ara, yeniden, farklı yönlerinden
Bu zamana kadar ki gözlemlerim sonucunda hayatı zorlaştıranın insanın kendisi olduğuna karar vermiştim ama bu karara olan inancım da sarsıldı son sekiz-dokuz aydır.
''Üniversiteyi özlemeyeceğim, Antep bana yetti zaten.'' derken en olmadık anlarda gelen
özlemlerim var artık.
Bir de durmadan kulağımda yankılanan, tam vazgeçeceğim anda zebella gibi karşıma dikilen bir söz var;
Bu hayatta herkesin tırmanacağı engelleri vardır.
Hani ''hayata atılmak'' diye bir terim vardır ya, işte ben o kısımdayım.
O kadar çok istiyorum ki kaldığım sayfaya bir ayraç koyup hazır olunca geri döneyim.
Ama olmuyor.
Olmaz değil tabi, fakat zaten istediğimin bu olduğunu da sanmıyorum, esas sorun orada.
Sadece şunu biliyorum, belki de en emin olduğum şey artık şu:
Hayat kısa ve insan sevdiklerinin yanında, yakınında olmalı.
Kalbimin, ruhumun olduğu yere bedenimi taşımanın yollarını arıyorum bu yüzden.
Zamanı vardır diyorum.
Her zaman sabır taşı olan ben, sabırsızlanıyorum.
Beklemek istemiyorum.
Ama biliyorum.
Olacak olan oluyor zaten.
O yüzden bekliyorum.
Arıyorum.
Ve bekliyorum.
Dualar ediyorum, en içimden.
Gülümsüyorum her şeye rağmen.
Üzülmesin sevdiklerim diye üzülmemeye çalışıyorum.
Ağlıyorum.
Ama yine de hayal etmekten vazgeçmiyorum.
Çok inanırsam olacak diyorum.
Peki siz ne diyorsunuz?
Kendinize, hayatınıza bir yön vermeye çalışırken hangi sayfalarda takılı kalıyorsunuz?
Hangi çıkmazlara girip yolunuzu kaybettiğinizi düşünüyorsunuz?
Ve sonra sizi ne çıkarıyor dipsiz kuyulardan?
Bu sorular önemli sorular.
Çünkü insan kendini böyle tanıyor.
Böyle buluyor gizli kalmış aslını,
Kaybettiği yolunu,
Aradığını böyle buluyor insan...
Bu zamana kadar ki gözlemlerim sonucunda hayatı zorlaştıranın insanın kendisi olduğuna karar vermiştim ama bu karara olan inancım da sarsıldı son sekiz-dokuz aydır.
''Üniversiteyi özlemeyeceğim, Antep bana yetti zaten.'' derken en olmadık anlarda gelen
özlemlerim var artık.
Bir de durmadan kulağımda yankılanan, tam vazgeçeceğim anda zebella gibi karşıma dikilen bir söz var;
Bu hayatta herkesin tırmanacağı engelleri vardır.
Hani ''hayata atılmak'' diye bir terim vardır ya, işte ben o kısımdayım.
O kadar çok istiyorum ki kaldığım sayfaya bir ayraç koyup hazır olunca geri döneyim.
Ama olmuyor.
Olmaz değil tabi, fakat zaten istediğimin bu olduğunu da sanmıyorum, esas sorun orada.
Sadece şunu biliyorum, belki de en emin olduğum şey artık şu:
Hayat kısa ve insan sevdiklerinin yanında, yakınında olmalı.
Kalbimin, ruhumun olduğu yere bedenimi taşımanın yollarını arıyorum bu yüzden.
Zamanı vardır diyorum.
Her zaman sabır taşı olan ben, sabırsızlanıyorum.
Beklemek istemiyorum.
Ama biliyorum.
Olacak olan oluyor zaten.
O yüzden bekliyorum.
Arıyorum.
Ve bekliyorum.
Dualar ediyorum, en içimden.
Gülümsüyorum her şeye rağmen.
Üzülmesin sevdiklerim diye üzülmemeye çalışıyorum.
Ağlıyorum.
Ama yine de hayal etmekten vazgeçmiyorum.
Çok inanırsam olacak diyorum.
Peki siz ne diyorsunuz?
Kendinize, hayatınıza bir yön vermeye çalışırken hangi sayfalarda takılı kalıyorsunuz?
Hangi çıkmazlara girip yolunuzu kaybettiğinizi düşünüyorsunuz?
Ve sonra sizi ne çıkarıyor dipsiz kuyulardan?
Bu sorular önemli sorular.
Çünkü insan kendini böyle tanıyor.
Böyle buluyor gizli kalmış aslını,
Kaybettiği yolunu,
Aradığını böyle buluyor insan...

Etrafımdaki insanları hep hayallerine yönlendirdim. Ama sıra bana geldiğinde hayalimin ne olduğundan bile emin değildim. Bu nedenle benim için hayata atılmak bir sorun olmadı hep başkaları tarafından bir yerlere itildim çünkü. Artık şu noktada ipleri elime alıp istediğim hayata gitmeliyim diyorum fakat hala istediğim hayatın neye benzediğini bilmiyorum. Sanırım bir çıkmazdayım ve bu çıkmazı atlatabilmek için önce kendimi sonra hayallerimi, isteklerimi bulmalıyım. Her çıkmaz için geçerli aslında bu. Kendini bulduktan sonra insanın aklında soru işareti kalmıyor çünkü ne yapması gerektiğine dair bütün cevap kendinde.
YanıtlaSilÇok haklısınız; kendini bulmak, kendin olmak o kadar önemli ki... Yalnız değilsiniz :) Bir an önce cevaplarınızı bulmanız dileğiyle, sevgiler...
Silİnsan eksik insandır. Bu eksikliğinden dolayı kendini yetiştirmesi gerekir. Arayışlar önemli bitmeyen arayışlar, umarım aradığını aradığın gibi ulaşmaya da nasip olursun.
YanıtlaSilTeşekkürler, umarım...
Silsorular önemli evet, ama cevapları bir ve "tek" değil.. hepimiz için bu soruların cevapları ayrı ayrı, yaşamlarımız ayrı, yollarımız ayrı.. ortak olan şey, inancımız, umudumuz.. dualarımızın işe yaraması için gerekli olan, sevdiklerimizin de tanımadığımız başkalarının da dualarımıza ortak olması, bizim için dua etmesi belki de.. şimdi burda ben sizin için dua ediyorum, tüm içtenliğimle tüm hayallerinizin gerçekleşmesini diliyorum..
YanıtlaSilBende tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum, çok güzel anlatmışsınız, gerçekten öyle. Sevgiler...
Sil