Öyle zamansızdı ki,
Hissizliğin içinde bir titreşim,
Sessizliğin içinde bir inleyiş,
Köklerine dolanmış bir filiz kadar ilginç ve beklenmedik.
Beklenmeyeni ne yapar, ne eder de kabullenirdi insan?
Ne öğretmişlerdi ona,
Ne söylemişlerdi büyükleri?
Ah! O her şeyi bilen büyükleri...
Neydi doğru, neydi yanlış?
Zamanı mıydı, yoksa zamansızlığında mı gizliydi sırrı?
Sırlara dair bir şeyler bilirdi,
Neyse ki...
Şimdi zamansızlığın içinde aniden gelişen bu duyguyu alıp kimlere anlatmalıydı
Ya da nasıl, hangi köşede saklamalıydı?
Ve kaçmaya böyle başlanırdı...
Zaten buraya da kaçmamış mıydı?
Zaman kendini başa mı sarmıştı?
Sahi neydi o ilk kaçıp saklandığı?
...

Yorumlar
Yorum Gönder