Ana içeriğe atla

İzan'ın Biri Olmak

Kendimi çok seviyorum, yalan yok. En başından beri kendimi bu kadar sevdiğim için bugüne kadar gelebildiğimi düşünüyorum hatta. Ama maalesef ki bencil olmayı bilmiyorum. Ömrü hayatımda bir elin parmaklarını geçmemiştir hayatımı etkileyecek kararları sadece kendimi düşünerek almam. Zor alırım bu kararları. Kıvranırım çok, çünkü alışık değilimdir. Bu konuda yüreklendirilmemişimdir. Ama kendimle ilişkimin bozulacağını hissedersem, o kararı almam gerektiğini de anlarım. Muhtemelen sonrasında yalnız kalırım, muhtemelen suçlanırım kendim olduğum için ve muhtemelen "bencilliğimden" ötürü yaftalanırım. En çok da ben üzülürüm üstelik, ama bu konuda da anlaşılamam. Yaptıysam sonuçlarına katlanmalıyımdır çünkü üçüncü şahıslara göre. Çok uzakta değildir bana bunları yapanlar, tam tersi çok yakınımdadırlar. Ben onları seçmemişimdir, ama bilinmelidir ki kendim olmayı seçmek hakkımdır.
Ah canım kendim, yine çok sorguluyorsun bazı şeyleri, çok saçma buluyorsun toplumca ve nereden geldiği belli olmayan, bir mantığa oturmayan geleneklerin yerleştiği zihinlerce önemsenen o şeyleri. Haykırmak istiyorsun, biliyorum. Ve de çok haklısın. İnsan yalnızca kendisi olmak istediğinde, büyük büyük şovlara gerek olmadan huzurlu olmak istediğinde anlaşılmıyor belli ki o üçüncü kişilerce. Ama böyle işte, yaşamak mecburi. Ya kırık dökük de olsa İzan'ın biri, ya da adetlerine yabancı olduğun herhangi biri gibi...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Blogger Mim-2017'ye Doğru Hayaller, Dilekler ve Hedefler

Dün uzun zamandır yaşadığım en tuhaf gündü diyebilirim. Bir sevindim, bir üzüldüm, bir ağladım, bir kızdım, sonra yine ağladım… Duygularım karmakarışıktı ve etkileri hala sürüyor… İşte tüm bunların arasında tesadüfen bir yazı gördüm, 2017’ye dair hayallerden, sorulardan, cevaplardan oluşan bir yazı. Mim’lenmek diye bir şey varmış :) Onu öğrendim. Sonra sevgili  The Good Wish 'in bloguna girdim ve bir de ne göreyim, beni de mimlemiş ve doğruyu söylemek gerekirse dünkü kaos içinde mutlu olmamı sağlayan sayılı şeylerden  birisi oldu bu. Çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız siz ve sizin gibi güzel insanlar. :)     İşte Sorular ve İşte Cevaplar 1-Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler? Evet, kimse mükemmel değil çok haklısın ve bizi insan yapan da eksiklerimiz, kusurlarımız...

Arayış

Hayatı tanıyorum bu ara, yeniden, farklı yönlerinden Bu zamana kadar ki gözlemlerim sonucunda hayatı zorlaştıranın insanın kendisi olduğuna karar vermiştim ama bu karara olan inancım da sarsıldı son sekiz-dokuz aydır. ''Üniversiteyi özlemeyeceğim, Antep bana yetti zaten.'' derken en olmadık anlarda gelen özlemlerim var artık. Bir de durmadan kulağımda yankılanan, tam vazgeçeceğim anda zebella gibi karşıma dikilen bir söz var; Bu hayatta herkesin tırmanacağı engelleri vardır. Hani ''hayata atılmak'' diye bir terim vardır ya, işte ben o kısımdayım. O kadar çok istiyorum ki kaldığım sayfaya bir ayraç koyup hazır olunca geri döneyim. Ama olmuyor. Olmaz değil tabi, fakat zaten istediğimin bu olduğunu da sanmıyorum, esas sorun orada. Sadece şunu biliyorum, belki de en emin olduğum şey artık şu: Hayat kısa ve insan sevdiklerinin yanında, yakınında olmalı. Kalbimin, ruhumun olduğu yere bedenimi taşımanın yollarını arıyorum bu yüzden. Zamanı vardır diyorum. Her ...

Zamansızlığın Sığınmacısı

Öyle zamansızdı ki, Hissizliğin içinde bir titreşim, Sessizliğin içinde bir inleyiş, Köklerine dolanmış bir filiz kadar ilginç ve beklenmedik. Beklenmeyeni ne yapar, ne eder de kabullenirdi insan? Ne öğretmişlerdi ona, Ne söylemişlerdi büyükleri? Ah! O her şeyi bilen büyükleri... Neydi doğru, neydi yanlış? Zamanı mıydı, yoksa zamansızlığında mı gizliydi sırrı? Sırlara dair bir şeyler bilirdi, Neyse ki... Şimdi zamansızlığın içinde aniden gelişen bu duyguyu alıp kimlere anlatmalıydı Ya da nasıl, hangi köşede saklamalıydı? Ve kaçmaya böyle başlanırdı... Zaten buraya da kaçmamış mıydı? Zaman kendini başa mı sarmıştı? Sahi neydi o ilk kaçıp saklandığı? ...